Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) İçmimarlar Odası, mimarlar ve İçmimarlar arasında yaşanan sürece ilişkin, çok da gerilere gitmeden ve zihinleri bulandırmadan bazı hatırlatmaların yapılmasına gerek görmüştür. TMMOB Mimarlar Odası; kısa adı ile “ SMM Yönetmeliği” denilen Serbest Mimarlık Hizmetlerini Uygulama, Tescil ve Mesleki Denetim Yönetmeliği’ni, 37.Dönem TMMOB Yönetim Kurulu gündemine taşımıştır. Alan ihlali olduğunu saptayan ilgili Odaların yetkilileri ile, TMMOB Mimarlar Odası yetkililerinin yaptıkları tekrarlanan toplantıların sonunda, dönemin Yönetim Kurulu Başkanı Sn. Kaya Güvenç’in başkanlığında yeni bir toplantı yapılması kararı alınmıştır. Buna göre; Mimarlar, Şehir Plancıları, Peyzaj Mimarları ve İçmimarlar Oda’larının temsilcileri ile ilgili Oda ‘ların Yönetim Kurulu Üyelerinden oluşan bir “komisyon” bu toplantıda yer almıştır. Bu toplantının sonucunda; “Odalar arası bir protokol yapılması koşulu” ile,”Yönetmeliğin kabul edilmesi” kararı alınmış ve TMMOB Yönetim Kurulu’na önerilmiştir. 15 Mayıs 2003 tarihinde imzalanan ve TMMOB Mimarlar Odası SMM Yönetmeliği’nin 5. Maddesindeki değişiklikleri içeren toplam 3 maddeden oluşan Protokolün içeriği, “ Diğer Mimarlık Hizmetleri” ve “ Serbest Mimarın Diğer Uzmanlıklarla İşbirliği” başlıkları altında özetlenebilir. Yönetmelik, Protokol’de karar altına alınan konularda düzeltmeler yapmak üzere TMMOB Mimarlar Odası’na gönderilmiş, fakat Mimarlar Odası bu protokole itiraz etmiş ve değişiklikleri içeren Yönetmeliği TMMOB’ ne iletmemiştir. Genel Kurullar sonrasında 38. Dönem TMMOB Mimarlar Odası, 20-21 Kasım 2004 tarihlerinde, Nevşehir’de, SMM Yönetmeliği ile ilgili Olağanüstü Genel Kurulu toplamıştır. Bunun ardından ortaklaşılamayan süreç başlamıştır. Mimarlar Odası SMM Yönetmeliği, TMMOB 38. Dönem Yönetim Kurulu’nun gündeminde yeniden yerini almıştır. Ne yazık ki, TMMOB ve mesleki alanlarına sahip çıkan Odalar olmadık hakaretlere maruz kalmışlardır. Cevabi yazılar yazılmış, meslek tanımı yapılmış, ortak çalışmalar yapılmasının önemine vurgu yapılmıştır, hukuki süreçlerden geçilmiştir. Görüldüğü üzere, bu gün hala gerginliklerin üstesinden gelinememiştir. İçmimarın başlama noktası ve hareket alanı mimaridir. “Mimarlığın tasarımlar bütünü”*1 olduğu da inkar edilemez. Ancak, içmimarlık mesleğinin “kanunlarla korunmamış olması, herkese açık, ev hanımlarının bile profesyonelce çalıştığı bir alan” *2 olduğunu söylerken, bu alanda eğitim veren mimarların hakkı da yenmiş olmuyor mu? Hele “kültür yoksunu dar uzmanlaşmalar*3, “rantçı politikalarla kol kola”*4, “meslek şövenizmi”*5 gibi acımasız suçlamalardan, içmimarlık eğitiminde emek veren mimarlar da payını az da olsa almıyor mu? Bu durumun hakça olduğu söylenebilir mi? İçmimarlar çeşitli vesilelerle, birlikte çalışmanın gereğine inandıklarını birçok kez vurgulamaya çalışmıştır. Ancak içmimarlık mesleğini “dekorasyon, herkese açık ve ev hanımlarının profesyonel alanı” olarak tanımlayan ve bu alana sıkıştırmaya çalışan bir zihniyete, öyle görünüyor ki, gerçekleri anlatabilmek kolay değil. İçmimarlar, “mimari yapıtın müellifi olma çabasındaymış” sonucu çıkabilecek yazıların yazılması doğru değildir. İçmimarlar, çalışma alanlarının sınırlarını bildikleri gibi, bu alanların da korunması isteğindedirler. Çağımızın inkar edilemez konularından biri, uzmanlaşma gerçeğidir. Tek disiplinle, karmaşık meselelerin, olması gereken zamanda çözülemeyeceğinin anlaşılması, takım çalışmalarının işveren için maddi ve manevi yönden daha güvenilir olması, bu gerçeği olumlar niteliktedir. Dünya da ve ülkemizde örnekleri çok olan içmimari çalışmalar bir kalemde yok sayılamaz. Uzağa gitmeyelim; ülkemizde Ankara , İzmir Hilton, Ankara ,Antalya Sheraton içmimari tasarımlarını yapan kişiler binanın müellifleri mi olmuştur.? Üzücü olan şudur ki, onca yazı yazılırken, tartışma ve suçlamalar yapılırken, mesleğin, ne verilen gerçek eğitim boyutlarının, ne de çalışma alanlarının bilinmemesidir. İçmimar eğitimcilerimiz yeni nesillere, farklı disiplinlerle çalışmanın zenginlik getireceğini, bunun bir meslek etiği olduğunu, toplumun yaşam kalitesinin artmasındaki etmenlerin, bunlara bağlı olduğunu anlatmaktadırlar. Oda’mızın, İçmimarlık mesleğinin onurunun örselenmesine hiçbir şekilde suskun kalması beklenemez. İçmimarlar Odası, ilkeleri ve görevi gereği, mimarlarla birlikte çalışmanın önemini anlattığı meslektaşlarının haklarını korumayı sürdürecektir. Saygılarımızla İçmimarlar Odası Yönetim Kurulu |